Alaz’a 6 aylık hamileyken bir arkadaşımın tavsiyesi ile İPC’nin eğitimlerinden haberdar olmuştum. Konuşup bilgi edindikten sonra “Merhaba Bebek” programına katılmaya karar verdim. Eğitimleri Uzman Psikolog Sinem Olcay veriyor. Kendisi çok tatlı ve güler yüzlü biri. Ama daha da önemlisi insana güven veren bir tarzı var.

“Merhaba Bebek” programında birçok başlık altında 0-1 yas için bebek gelişimi ile ilgili merak ettiğiniz konular anlatılıyor. Benim için en ilgi çekici iki konu, ‘oyun ve uyku’ idi.

İPC eğitime katılanlara ilk ay boyunca oyun önerileri gönderiyor. Bebeğin 5 duyusuna hitap eden oyun önerileri ile ilk 6 ay nispeten kısıtlı olan oyun oynama zamanını böylece daha zevkli ve renkli geçirmenize yardımcı oluyorlar. Sinem Hanım her ay gönderdiği oyun fikirleri dosyasına, bebeğin o ay için bakmaktan hoşlanacağı şekilleri içeren bir dosya daha ekliyordu. Gerçekten Alaz her ay yeni şekilleri büyük bir heyecanla karşılıyor ve her yeni sekile yeni yüz ifadeleri geliştiriyordu :=) Ben de gelişimini zevkle takip ediyordum.

Gelelim eğitimin “uyku” başlığına… Sinem Hanım’ın anlattığı yöntem Ferber Yöntemi. Kendisi eğitim sırasında, uykunun önemini, uyku eğitiminin ne zaman ne şekilde verilmesi gerektiğini, uyku eğitimi vermenin hem bebek hem de aile üzerindeki olumlu etkilerini detaylı bir şekilde anlatıyor. Yine kendisinin yazdığı, eğitimle aynı adı taşıyan ‘Merhaba Bebek’ kitabında da gerekli tüm bilgiler mevcut. Zaten internet üzerinden yapacağınız bir araştırma ile Ferber Yöntemi ile ilgili fazlasıyla bilgi edinebilirsiniz.

Benim bu yazı ile paylaşmak istediğim, Alaz’la yaşadığım tecrübe… Umuyorum ki uygulamak isteyenlere bir yol gösterebilirim. Ben uygulamaya karar verdiğimde, uyku eğitimini tecrübe etmiş birileriyle konuşabilmeyi çok istemiştim, ancak olmamıştı. Bu yüzden bu yazıyı okuyup da daha detaylı konuşmak, sormak isteyen herkese seve seve yardımcı olmak isterim. Ayrıca bu yazıyı bir şekilde okuyan annelere ya da anne adaylarına “ Uykusuz geceler kaderiniz değil” demek isterim :=) Tabi ki herkes Ferber Yöntemini uygulamak durumunda değil. Zaten çok düşük bir yüzde olsa da yöntemin işe yaramadığı bebekler olabiliyormuş. Başka uyku yöntemleri de var. Ama bu yöntem benim aklıma yatmıştı. Uyguladım ve sonuçtan son derece memnunum.

Ferber Yönteminin özeti, aslında bebeğinize kendi kendine uyuyabilmeyi öğretmek. Bunu da “kontrollü ağlatma” ile yapıyorsunuz. Yani belli aralıklarla bebeğinizin yanına gidip kucağınıza almadan yanında olduğunuzu hissettirecek şekilde sakinleştirmeye çalışıyorsunuz. Yanında kaldığınız sürenin çok uzun olmaması önemli. Her gün uygulayabileceğiniz bir uyku öncesi rutini geliştirmek ve bunu her gün aynı saatte yapmak da bebeğinize artık uyku vaktinin geldiğini anlatması açısından büyük önem taşıyor. Önce gece uykusunu öğretiyorsunuz. Sonra gündüz uykusuna geçiyorsunuz.

Gelelim bizim yaşadıklarımıza…

Ben en baştan anlatmak istiyorum. Çünkü uyku eğitimini verene kadar yaşadıklarımızın bir bütün olduğunu düşünüyorum ve Alaz’ın Ferber Yöntemini rahat bir şekilde öğrenmesini biraz da buna bağlıyorum. Ancak her bebeğin kendi karakteri ile doğduğunu ve her yöntemin her bebeğe ya da ebeveyne uygun olmayabileceğini de bir kez daha belirtmek istiyorum.

Bebeğiniz doğduktan sonraki ilk 40 gün düzensizlik dönemi :=) Hele ki benim gibi dibine kadar “lohusalık sendromu” yaşadıysanız… İlk 40 gün tam bir kâbus. Doğruya doğru :=) Bu dönemde hiçbir şeye kulak asmayın, sadece geçeceğini bilin, buna odaklanın. Bebeğinizi nasıl uyutabiliyorsanız öyle uyutun. Ona alışır, buna alışır laflarına kulak asmayın. Bu dönem hiçbir şeye alışmaz. Çünkü hayata alışmaya çabalıyor bu küçük insanlar :=) Ben de Alaz’ı kucağımda salladım, yatağında pışpışladım, olmadı portbebe tipi pusetinde salladım, hiç olmadı ya babası aldı ya annem ya babaannesi ya da artık o anda başka bir gönüllü varsa :=) Bence bu dönemin en zor tarafı gece uyandığında memeden ya da mamadan sonra tekrar uyutabilmekti. Bazen bir buçuk iki saatimizi alıyordu. Bu dönemde dikkat ettiğim en önemli şey, gece olduktan sonra, Alaz uyandığında ışıkları hiç açmamaktı. Böylece biraz olsun gece gündüz farkını öğretmeyi hedefledim. Bir de göbeği düştükten sonra, kar kış demedim her gün yıkadım. Her saatte yıkamayı da denedim. İlk 40 gün gündüz yıkamak daha iyi geliyordu. Sonra yavaş yavaş geceye kaydırıp uyku rutinimizin bir parçası oldu banyo.

Bu dönem için kendim ve Alaz’la ilgili belirtmem gereken bir iki husus daha var. Ben emzirmek ve süt ile ilgili sıkıntılar yaşadım. Bunu da ayrıca yazacağım. Bu nedenle hep mama desteği yapmak durumunda kaldım. Dolayısıyla biberonla çok erken tanıştı Alaz. Ancak tüm ebeveynlerin korkulu rüyası “gaz sancısını biz hemen hemen hiç yaşamadık diyebilirim. Yani uzun sebepsiz kriz şeklinde ağlayan bir bebek hiç değildi. Ayrıca kundak yaparak yatırdım Alaz’ı ilk 3,5 ay. Hem Alaz’ın doktoru hem de Ebe annemiz Asude, kundağın faydalı olacağını söylemişler ve önermişlerdi. Bebekleri, bu dönemde kendilerini güvende hissetsinler diye sıkı kucaklamak gerekirmiş. Uyurken de kundak yapıp sarmak bu şekilde hissetmelerine yardımcı oluyor. İlk günlerdeki, kendini uyandırma, sıçrayarak uyanma gibi durumları biraz daha azaltıyor. Sonra zaten hareketlenmeye başladıkça kendi kundağını açıyor ve otomatik olarak kundak yapmamaya başlıyorsunuz. Kendisi artık kundaktan çıkma zamanı geldiğini çok güzel anlatıyor size ve hiçbir zorluk yaşamadan kundak olayı son buluyor.

40’ından sonra artık bir düzen kurmaya yönelik rutinler oluşturmaya başlamak için uygun bir zaman. Biz de böyle yaptık. Geceleri uyku öncesi rutini oluşturmaya çalıştık. Her gece aynı saatte odasına gidip ışıkları azaltıp benim de sevdiğim yavaş şarkılar eşliğinde dans ettik. Sonra banyo yaptık. Sonra masaj ve yağlanma. En sonda da mama içmek ve yatmak.

Uyku öncesi rutininin birkaç adımdan oluşması önemli. Çünkü bazen adımlardan birini yapamayabilirsiniz. Örneğin seyahate gidebilirsiniz ve yıkama şansınız olmayabilir. Ama diğer adımları yaparak bebeğinize uyku vaktinin geldiğini anlatabilirsiniz. Gece uykusuna yatmak için çok geç saate kalmamak da önemli. Biz, 40’ından sonraki dönemde önce 18.00 gibi uyku rutinimize başladık. Sonra 19.00’a çektik. Alaz 2 aylık olduğunda, 19.00’da başlayan uyku rutinimiz 19.30’da banyo, ardından masaj, giyinme, sonrasında mama ve 19.45’te yatağına bırakma şeklini almıştı.

Bu dönemde ilk başlarda mama yerken uyuyakalıyordu. Yavaşça gazını çıkarıp yatağına koyuyordum ve uyumaya devam ediyordu. Bu rutine geçtiğimizde gece üç aşağı beş yukarı belli bir düzende uyanıyordu. Bu dönemde artık ‘dreamfeeding’ e (saat 23.00 gibi bebeği uyandırmadan biberonla besleme) de başlamıştık ki uyku eğitimine geçebilmenin en önemli adımıdır. Böylece saat 20.00 gibi uyuyup, yaklaşık 02.00’ye kadar uyumaya devam ediyordu. Dolayısıyla uzun, blok uyku yapma alışkanlığı oluşturmaya başladık. 02.00’den sonra 2 ya da 3 kez daha uyanıyor. Mamasını içip, tekrar uyuyordu. Bu düzende sabah 7.30-8.00 gibi uyanıyordu. Artık gece uzun süre uyanık kalmayı epey azaltmıştı. Büyük bir çoğunlukla mamayı içtikten sonra uyumaya devam ediyordu. Bu dönemde, bazı geceler gece uykusuna ilk yatışında mamasını içerken biberonda uyumadığı oluyordu. Böyle zamanlarda sanki uyumuş gibi yine yatağına bırakıyordum. Bazı geceler mırıldanmalar yaparak kendi kendine uykuya dalmayı başarıyordu. Bazı geceler ağlıyordu. O zaman ya emzikle, ya pışpışlayarak uyutuyordum. Aslında biberonda uyumadığı geceler bir fırsattı. 3-4 denemenin 1’inde bile kendi kendine uyumayı başarsa, bir nevi öğrenme gerçekleşmiş oluyordu.

Bu şekilde yaklaşık 13-14 haftalık yani 3,5 aylık olmuştu Alazcım. Uyku eğitimi vermek için en uygun dönem bebeğin yaklaşık 5,5 kiloya ulaştığı 11-12.haftadan itibaren başlıyor. Bu süreyi çok fazla geçirirseniz, yöntemi uygulamak zorlaşıyor. Çünkü bebekler özellikle 4. Aydan itibaren artık alışkanlıkları oturtmaya başlıyor. Hele ki 6 aylıktan sonra işler iyice zorlaşıyor. Çünkü artık anneye olan bağı, etrafa olan ilgisi, ağlama tonu dahi artıyor. Bu yöntemi 9 aylıkken bile uygulayabilirsiniz. Ama erken dönemde 2-3 gün içinde bebeğiniz kendi kendine ve deliksiz bir gece uykusunu öğrenebilecekken, örneğin 9 aylıkken uygulamak isterseniz bu süre 9-10 güne çıkabiliyor ve çok daha zorlu bir süreç size bekliyor. Bebeğin 5,5 kilo olması ise, artık fizyolojik olarak gece beslenmesine ihtiyaç duymayacağı anlamına geliyor.

Alaz yaklaşık 4 aylıkken bu kiloya ulaştı.16.Haftada, 4.Ay kontrolünde, Alaz’ın doktoru ile de uyku eğitimini konuştum. Kendisi de onayladı. Böylece küçük bebeğim büyük bir işi başarmak için hazırdı. Ama küçük bir sorun vardı.

Ben tam eğitimi uygulama kararı vermiştim ki Alaz’ın gece uyanma rutini değişti. Mesela akşam 8’de uyuyor, birden pat diye 10’da uyanıveriyor. Aç değil, bir sorun yok, niye uyanıyor bu çocuk? 4-5 gün bu şekilde kısa aralıklarla, alıştığımızın dışında uyanmaya devam etti. Ben de her uyandığında aslında tok olduğunu bilmeme rağmen mama vermek gibi bir hata yaptım. Sonra baktım ki iş iyiye gitmiyor. Ayrıca Alaz’la ilk uzun seyahatimize çıkmaya hazırlanıyoruz. Daha fazla beklemeden Sinem Hanımı aradım. Durumu anlattım. Evden çıkmadan Skype’dan rahatça konuşarak, bana ne yapmam gerektiğini anlattı. Sadece eski rutininde uyandığı saatlerde mama vermemi, bunun dışındaki uyanmalarda emzikle uyutarak eski düzeni tekrar kurmamızı tavsiye etti. Bu ara uyanmaların nedeni ise,16. Haftalar zihinsel gelişimin çok hızlandığı dönemler olduğundan bebekler sık sık rem uykusuna geçiş yapıyorlarmış. Uyku hafifliyor ve uyanıyorlar. Bu döneme kadar edinilen alışkanlıkla da tekrar uyuyabilmeyi, meme ya da mama ile eşleştirmiş oldukları için, uyanınca tekrar uyutabilmek için meme ya da mama ya da emzik verme ihtiyacı oluyor. Dolayısıyla biz de 1 hafta 10 gün içinde eski düzenine dönünce uyku eğitimi uygulamaya karar verdik. Gerçekten 10 gün içinde ara uyanmaları unuttuk. Yine gece 2 kez kalkıp mama içip uyumaya devam ettik. Bu sürede seyahate gittik, döndük. Seyahat sırasında da evde yaptığımız rutine, banyo hariç aynen uyduk :=)Böylece daha önce bahsettiğim birkaç adımdan oluşan rutinimizden banyoyu çıkarınca bir sorun olmadığını da test etmiş olduk… Döndükten 2-3 gün sonra uyku eğitimine başlamaya karar verdim. Eşime ve bakıcımıza durumu izah ettim. Meraklanmamalarını söyledim.

İlk gece, aynı rutin ile uykuya hazırlandık. En son mamasını içtikten sonra gazını çıkardım ve uyanık olduğundan emin olarak yatağına yatırdım. Yaklaşık 15 dakika mırıldanarak, kendi kendine ninni söyler gibi sesler çıkararak ama hiç ağlamadan uykuya daldı Alaz. İlk aşamayı böylece geçtik. Sonra saat 23.00 gibi uyandırmadan yavaşça kucağıma alarak mamasını verdim ve tekrar uyandırmadan yatağına koydum. Ben de yattım :=) Saat 4.00’te uyandı Alaz. Hemen kalktım ve odasının kapısına geldim ve biraz bekledim. 5 dakika sonra yanına girdim ve elimi karnına koyarak ve “şşşş” diyerek kısa bir süre yanında kaldım, sonra yine odadan çıktım. Bu şekilde odanın dışında bekleyerek, kısa sürelerle yanına girerek 20-25 dk. kadar geçti. Ama şunu belirtmeliyim ki bu süre aralıksız ağlamak şeklinde değildi, kesik kesik ve orta tonda bir ağlamaydı… Bundan sonra ağlamaları giderek azalmaya başladı ve toplamda 45 dk’nın sonunda uykuya daldı. Sabah 7’de mırıldanmalarını duydum. Ağlamadan çok sakin uyanmıştı… İkinci gece ise saat 2’de uyandı, ama sadece 5 dk kısa bir ağlamanın ardından uykuya daldı. Hepsi bu kadar. Bundan sonra akşam 8 sabah 7 uyuyan, uyumayı öğrenmiş bir çocuk oldu :=) Tabi ki ara ara uyandığı geceler oldu. Çoğunda kendi kendine tekrar uykuya daldı. Ama eğitimden sonra rutinimiz deliksiz gece uykusuydu. Uyku eğitimi iyice pekiştikten sonra, yani 1-2 hafta sonra, hafta sonları babaanne ziyaretlerinde, ya da yazın Bodrum’da ananede aynı rutinlere devam ederek gece uykularımıza aynen, bozulmadan devam ettik. Ayrıca yaz boyunca 19.30’da banyo ve 20.00’de yatmak saatimiz günlerin uzamış olmasına rağmen hiç değişmedi. Aydınlık, karanlık fark etmedi, Alaz alıştığı saatte uyudu.

Gece uykusunu başarınca 3 gün içinde gündüz uyku eğitimine başladık. Ben bu süreçte Sinem hanımdan danışmanlık aldım ve her gün telefonlaşarak hem eğitimin gidişatını hem de benim aklımdaki soruları konuştuk. Gece uykusunu başarınca gündüz uykuları da aslında aynı mantıkla yapılıyor. Ama gündüz bebekler daha sosyal oldukları için uykuya karşı daha dirençli olabiliyorlar. Bu nedenle süreler biraz daha farklı. Ama temel prensip aynı. Geceki kadar teferruatlı olmasa da kısa bir uyku öncesi rutini oluştur, yatağına bırak, kendi kendine, biraz ağlayarak uyumayı öğrenmesine müsaade et. Ancak gündüz uykularında yarım saatte uyumadıysa kaldırıyorsunuz ve yarım saat, 45 dakika sonra tekrar deniyorsunuz. Bu şekilde en fazla 3 deneme yapmanız gerekiyor.

Şunu belirtmeliyim ki gündüz uykularının oturması 3 haftayı buluyor ve bence gündüz uyku eğitimini vermek çok daha zorlu bir süreç. Ama gündüz uykularını da oturtunca artık ister evde, ister dışarıda alıştığı saatte uyudu hep Alaz. Uyku eğitimini verdiğimde 4 aylıktı ve 3 kez 40-45 dk lık gündüz uykusu ve 11 saat gece uykusu uyuyordu.8 aylıkken gündüz uykuları 2’ye düştü. Gece aynı şekilde devam etti ve 1 yaşından beri gündüz 1,5-2 saatlik tek uykuya geçtik. Geceler yine aynı… Gündüz uykuları tek sefere düşene kadar, alışkanlığını kaybetmemesi için gün içinde en az bir uykuyu yatağında yapmasına dikkat ettim. Bu da genelde sabah ilk uykusu oldu. Sonraki uykularında mevsimin de bahara ve yaza gelmesi nedeniyle genelde dışarı çıkıyorduk ve pusetinde uyuyordu. Ama yine belirtmeliyim ki uykular teke düşünce ve bizim dışarı çıkıp gezme tozma durumumuz devam ettikçe Alaz gündüz uykusunu arabasında yapmaya daha çok alıştı; dolayısıyla artık gündüz kendi yatağında uyumuyor.

Son olarak eklemek istediğim bir konu daha var. Alaz şuanda 15 aylık, yani yaklaşık 1 senedir uykuları bozulmadan (diş çıkarma, 6. Hastalık, seyahat, vs… gibi durumlar da dahil) devam ediyor. Yazın kısa süre uykuya yatmada sorun yaşamıştım. Sinem Hanım’ı arayarak durumu anlattım. Kendisinin yönlendirmesiyle 3 gün içinde yine her şey yoluna girmişti. Yani annelerin en çok zorlandığı, şikayet ettiği konu olan uyku meselesi gerçekten öğrenilebilen bir şey. Ama bana sorarsanız mutlaka bir uzmandan destek alınarak uygulanmalı.

Umarım benim ve Alaz’ın uyku tecrübesi bu konuda istekli annelere yardımcı olur.

Sevgilerimle…

About The Author

One Response

  1. Kübra sancaktutar

    Merhabalar Meltem Hanım oğlumun uyku sorununu yazsam bana yardımcı olabilir misiniz lütfen

    Cevapla

Leave a Reply

Your email address will not be published.