Bu Çarşamba minika’nin düzenlediği özgüveni yüksek çocuklar yetiştirmek başlıklı seminere katıldım. Seminerden notlarım kısa kısa şöyle;

Nedir Özgüven?

Kişinin kendi güçlü ve zayıf yanlarını tanıması ve bunlarla barışık olmasıdır. Kibir veya kendini beğenmişlik ile karıştırılmaması gereken bir duygudur.

Özgüveni yüksek çocuklar yetiştirmek için neler yapmak gerek?

Bebeklikten itibaren anne-babanın “sen sevilmeye değersin, sen vakit geçirmeye değersin” mesajını çocuğa vermesi ile kişide özgüven gelişir. 0-2 yaş döneminde dikkat edilmesi gereken belli şeyler vardır. Bunların en temeli çocuğun ihtiyaçlarını karşılamak. Yani örneğin çocuk ağladığında onu kucağına almak.

2 yaş sonrası ise çocuğun hallerine önem, değer vermek, hayal kurmasını sağlamak, cesaretlendirmek çok önemli. Bu çocuğun uzun vadede özgüveni yüksek bir yetişkin olmasını sağlıyor.

Bebeğin ilk 2 yılında çocuğun size baktığı zaman güler yüzlü birini görmesi “benden dolayı ailem mutlu” özgüvenini oluşturur. Bunun dışında hepimizin iniş çıkışlı günleri var. Sizin iyi hissetmediğiniz günlerde çocuğunuza bunu onun anlayacağı dilde açıklarsanız çocuk ta “”anne babam da kötü hissedebilir, bu da olması gereken, doğal bir eylemdir” inancı taşır. Duyguları tanıma ve kabullenme ile ilgili bir rol model olmuş olursunuz.

Çocuğunuzun arkadaşlarını tanımak için evinizi arkadaşlarınızı davet ettiğiniz bir mekan haline getirmenin çocuğun özgüveni için de pozitif bir katkısı var. Çünkü çocuk orada bir ev sahipliği yapıyor ve  siz onun arkadaşlarını tanıma fırsatı ediniyorsunuz. Çocuğunuzu arkadaşları ile gözlemlerken de çocuğunuzu evin doğal seyrinden farklı olarak çok daha iyi tanımış olursunuz.

3 yaştan sonra çocuğa evin rutininde görevler verilebilir. Tabii ki bunlar çocuğun ilgi alanından seçilmeli. Örneğin peçeteleri masaya dizmek. Bundan hoşlanıyorsa izin verin kendisi bu görevi alıyor olsun. Veya yemek sonrası tabağını, kaşığını vs makineye dizmek. Bu sorunluluk duygusu aynı zamanda başarı duygusu ile de eş olacaktır.

Çocuğun anlattıklarını sakince dinlemek özgüven gelişimi için çok önemli bir madde. Onu sakince dinleyip, duygusunu yansıtmak. Böylelikle çocuk ben yalnız değilim, ben dinlenmeye değerim duygusunu taşır. Eleştirmeden, duygularını sınıflandırmadan, yargılamadan dinlemek gerek.

Okul çağındaki çocuklar için ise çocuk okuldan geldiğinde mutlu mu mutsuz mu, duygusu nasıl izlemek gerek. Hangi arkadaşları ile mutlu hangi arkadaşları ile mutsuz bunu takip etmek. Ama bu arada müdahele etmemek. Sonuç olarak çocuğun kendi arkadaşlarını kendisinin seçmesi özgüvenini geliştirecektir.

Çocuğa tercih hakkı vermek. Yani örneğin pantalon giyecek. “Yeşili mi giymek istersin, maviyi mi” demek. Tercih yapabilme becerisi çocukta o özgüveni geliştirir.

Çocuğunuzla vakit geçirmek istediğiniz dönemlerde ne yapmak istediğini çocuğunuza sorun. Onun ihtiyacını dikkate almak özgüvenini yükseltecektir. “Beraber ne yapmak istersin?” sorusuna verdiği cevap TV seyretmek olsa bile bu zamanı kaliteli zamana dönüştürerek birlikte televizyon seyredin. Seyrederken de seyrettiğiniz film/program hakkında yorumlarda bulunun, bunu keyifli hale getirin. Örneğin “a yine onun başına ne geldi, gördün mü bak nasıl da mısırları yeyiverdi” gibi sizinde onunla birlikte olduğunuzu ve bu andan keyif duyduğunuzu yansıtın. Çocuğunuzun ihtiyacı olan şey onla beraber o eğlenme duygusunu yaşamanızdır.

Eğer anne baba olmayı en iyisini yapacağım, çok doğru şeyler yapacağım gibi duygularla yaşarsak insanı strese sokuyor ve yaşanan anlardan keyif almayı kaçırıyoruz. Ve bunu bir görev olarak görüyoruz.

Aslında doğallığına bıraktığımızda en doğru bilginin kendi içinizde kodlu olduğunu göreceksiniz. Anne baba olmak çocukla birlikte bir ilişki kurmak demek. Onunla oynamaya, onunla iyi vakit geçirmeye sizin de ihtiyacınız var.

Herkese keyifli ebeveyn günleri! Çocuğunuzun ve anne-baba olmanın keyfini çıkarın!}