Arda biraz garip bir bebek. Daha 2 aylıkken kendi kendine gece uyumaya başlamıştı. Gündüz uykuları burnumuzdan geliyordu ama, geceleri 11 saati tek bir “dream feed” ile kesintisiz uyuyabildiğinden, Ömer’le ben gece uyanmaları ve uyku eğitimi konusunda tamamen bilgisizdik. Arkadaşlarım uykusuz gecelerden bahsettiğinde sessiz sessiz utanıyordum biraz.

Geçtiğimiz hafta Ömer yurt dışındaydı. Arda’yla evde yalnız geçirdiğimiz üçüncü gece, dream feed’den sonra uyanıp, yatağında ayağa kalkıp çığlık çığlığa ağlamaya başladı. Belki geri uyur diye beklerken, normalde diğer anne-babaların 5-6 ay civarında yaptığı, kısa bir süre önce de Meltem’in bahsettiği uyku eğitimini okuyuverdim.

5 dakika ağlamasına izin verip, yanına gidip yatıştırıyordum. Ama ben odasından çıkar çıkmaz tekrar çığlıklarla ağlamaya başlıyordu. Odasına girip elimi sırtına koyduğumda tekrar sakinleşip, yarı uyur bir hal alıyordu. Bu toplam iki saat sürdü, kuzu sonunda uyuya kaldı. Sabah perişan olacak derken, paşa her zamanki saatinde, süper dinlenmiş, enerjik ve neşeli bir şekilde uyandı. Tabii bende o enerjiden eser yok.

Bütün gün normal ve güle oynaya geçtikten sonra aynı süreç ikinci akşam da tekrarlanacak diye yüreğim ağzımda yatırdım akşam. Tık yok. Gece emzirdim, ortalık sütliman. Bir kerelikmiş demek ki diyip yattım. Sabaha karşı saat 4’te Arda’nın çığlıklarıyla uyandım. Önceki akşamın bir tekrarını yaptık saat 6’ya kadar. Sonra Arda sanki saatine bakıp sabah olduğuna karar vermiş gibi susup, tatlı tatlı oyuncaklarıyla oynamaya başladı. Sabah sütünü emdi ve yine sıradan, keyifl bir gün geçirdik.

Hem uykusuzluk, hem de evde yalnız olmanın stresi beni biraz yıpratmıştı ki, çocuk psikiyatrı olan ablam imdadıma yetişti. Geçirdiğim iki günü anlatınca, bunun “separation anxiety”, yani “ayrılık kaygısı” diye adlandırılan bir durum olduğunu, 6-8 ay arasında ufak ufak başlayıp, 9-10 ay civarında tavan yaptığını, dişimizi sıkıp atlatacağımız bir dönem olduğunu anlattı. Normalde bakıcı değişikliği, annenin işe başlaması gibi durumlarla tetiklenebilen bu dönem, bizde babanın ilk uzun süreli iş seyahatine denk gelmişti.

Bu noktada bir karar vermeniz gerekiyor. Geceleri bebekle beraber uyumayı tercih edebilirsiniz.  Sizin yokluğunuzdan endişelenen bebeğinizin içi rahat ettiği anda uykuya dalıp koynunuzda sabaha kadar uyuması oldukça mümkün. İyi yanı, kolay ve hızlı bir çözüm. Kötü yanı, bu dönemde edinilen beraber uyuma alışkanlığının 1-2 yaşına kadar kırılamama ihtimali var.

Alternatif olarak, bebek her ağladığında bir süre (5 ila 10 dk) ağlamasına izin verip, yanına gidip 2-3 dakika yatıştırıp, tekrar yanından ayrılıp (ağlamaya başlasa dahi) bunu bebek uyuyana kadar tekrarlamak. Burada yapılmaya çalışılan şey ise bebeğin “çağırdığında geliyorum”u öğrenmesi ve endişeyi yenmesi. İyi yanı uzun vadede hayrını göreceğiniz, kalıcı bir çözüm. Kötü yanı, ebeveynler için çok zorlu ve yıpratıcı bir süreç (Arda’dan gördüğüm kadarıyla gece ağlayarak geçen saatler, gündüz keyfimizi ve ilişkimizi etkilemiyor).

İnternette araştırırsanız, her iki yöntemin de çok sabit fikirli destekçileri var ve her iki grup da diğerinin çok çok çok yanlış olduğunu iddia ediyor.

Dinlemeyin.

En az 6-7 aylık anneler olarak bilin ki, bebeğinizin karakterine, ihtiyaçlarına, ruh haline göre en doğru yöntemi seçmek için gereken gözlem ve birikim sadece sizde var. Her çocuk bu ve benzeri gelişimsel evreleri kendine özel şekilde geçiriyor ve sizin bebeğinizin yapısı kimseninkiyle aynı olmak zorunda değil. Eğer daha fazla araştırıp okudukça kafanızın karıştığını, tereddüte düştüğünüzü hissediyorsanız bırakın, okumayın. Doktorunuza danışmaktan çekinmeyin. Unutmayın, onların sorumlulukları ayda bir kontrole gittiğinizde size ayırdıkları 15 dakikadan ibaret değil, aynı zamanda sizin bilgili ve donanımlı ebeveynler haline gelmenizi de sağlamaları gerekiyor.

Neyse, çok uzattım 🙂

İlk ağlamadan beri 11 gün geçti. Artık her gece ağlamıyor, arada bir gün atlayarak, 15-20 dakikalık seanslarla, hatta arada sırada kendi kendine sakinleşerek geçirmeye başladık bu dönemi de. Bakalım sırada ne var…

 

About The Author

Çiçeği burnunda anne, Mühendis bozması, Maymun iştahlı girişimci

3 Responses

  1. şebnem

    şimdi bunu okuduğumda çok mutlu oldum birkaç gündür bebeğimi bakıcıya alıştırmaya çalışıyorum , diş çıkardı çıkarmaya devam ediyor , ek gıdaya yeni geçtik ve bunun üzerine bir de geceleri saat başı kalkması eklendi. aslında bildiğim ayrılık kaygısını burada uzun uzun okuyunca bir rahatlama geldi . geçici bir dönem olduğunu bildiğimiz şeylerde rahatlıyorum ve daha sakin atlatıyorum. teşekkürler.

    Cevapla
  2. Leyla

    Bebeği 5-10 dk ağlatmaya anne içgüdüsel olarak dayanamaz eğer kendini kapatmadıysa hissizleştirmediyse kendini bebeğine karşı. Bebekken olumsuz sonuçları belki görülmeye bilir ama “bağlanma kuramı”na göre (https://tr.m.wikipedia.org/wiki/Bağlanma_kurami) ilerde degersizlik hissi gibi psikolojik problemlere ve anneye, aileye bağlanamamaya yol açabilir. Uyutmak için bu yöntemi olumlu tarzda sunarken dikkat etmek gerekli bence.

    Cevapla
  3. Leyla

    Bebeği 5-10 dk ağlatmaya anne içgüdüsel olarak dayanamaz eğer kendini kapatmadıysa hissizleştirmediyse kendini bebeğine karşı. Bebekken olumsuz sonuçları belki görülmeye bilir ama “bağlanma kuramı”na göre https://tr.m.wikipedia.org/wiki/Bağlanma_kuramı ilerde degersizlik hissi gibi psikolojik problemlere ve anneye, aileye bağlanamamaya yol açabilir. Uyutmak için bu yöntemi olumlu tarzda sunarken dikkat etmek gerekli bence.

    Cevapla

Leave a Reply to Leyla Cancel Reply

Your email address will not be published.